Yetişkin Terapisi

 

Kişiler günlük yaşama uyumda, düşünsel, duygusal ve davranışsal alanlarda veya yaşadıkları psikolojik rahatsızlıklarla ilgili sıkıntı yaşayabilirler. Bu gibi durumlarda kişiye özel olarak verilen bireysel psikolojik desteğe “bireysel psikoterapi” denir.  Bireysel psikoterapi sürecinde bireyin ihtiyaçları ve beklentileri göz önünde bulundurularak, kendi hayatıyla, yaşadığı sorunla ilgili hedefler belirlenir.  Bu hedeflere ulaşabilme için uygulanan psikoterapi yaklaşımının uygulama yöntem ve teknikleri uygulanır. Merkezimizde Kognitif Davranış Terapisi, Şema terapi, Satir Dönüşümsel/ Sistemik psikoterapi yaklaşımları uygulanmaktadır.  
 
 
Beck, (2005) psikolojik yardımı ve buna götüren yaşantıyı şu şekilde tanımlar: “Bugün sosyal yaşamın gündemini oluşturan problemlerin önemli bir kısmı psikoloji kökenlidir. Kişinin psikolojik problemleri ile ilgili bir yardım almaya yönelmesi ya da yönlendirilmesi çoğunlukla şu üç temel duygulanımda yaşadığı rahatsızlığının belirli bir seviyenin üzerinde seyretmesiyle belirir: – üzüntü, kızgınlık ve edişe. Burada belirleyici olan bu duygulanımları yaşamak değil ancak günlük yaşantının akışını engelleyecek ölçüde rahatsızlık verici bir seviyede yaşıyor olmaktır. Zira hepimiz zaman zaman, hatta sıkça farklı ya da benzer durumlar karşısında üzüntü, kızgınlık ya da endişe duyarız. Kişi bir tehlike ile karşı karşıya ise endişelenir; zihni, kaybı ile meşgulse üzüntü duyar; ya da suçlu olarak gördüğü kişinin kabul edilemez davranışına odaklanmışsa kızgınlık duyar. Psikolojik değerlendirme bu duygulanımların ve eşlik eden düşüncelerin kişiye verdiği rahatsızlığın boyutu ve beraberinde sergilenen anlamlı ancak işlevsel olmayan davranış biçimleri doğrultusunda yapılır.” Genelde karşılaşılan ve uzmanları bir rahatsızlığın tanısına götürebilecek sıkıntı başlıkları ve belirtiler şu şekilde olur:
 
• Herhangi tıbbi bir rahatsızlığa bağlı olmayan nedenlerle, kendini çok yorgun ve güçsüz hissetmek
 
• Daha önce keyif alınan faaliyetlerden artık keyif almayıp kendine, hayata ve geleceğe ilişkin olumsuz düşüncelere sahip olmak
 
• Günlük işleri yapmakta ve sorumlulukları yerine getirmekte isteksizlik, odaklanma zorluğu ve güçsüzlük hissi
 
• Zaman zaman kendini diğer zamanlardan farklı olarak aşırı keyifli, enerjik ve güçlü hissetmek; konuşmanın ve hareketlerin aşırı hızlanması
 
• Endişe, korku ya da isteksizliğe bağlı daha önce kaçınılmayan sosyal ortamlardan, kalabalık ortamlardan ya da kişilerden kaçınma
 
• Zaman zaman yaşanan beklenmedik, birden gelen hızlı kalp atışı, nefes darlığı nöbetleri ile birlikte yaşanan bayılacağım, kalp krizi geçireceğim kaygısı
 
• İş ve okul performansı gibi günlük aktiviteler ile yakınlara ilişkin bir takım olaylarda aşırı kaygılanma ve huzursuzluk
 
• Zihnin, tekrar tekrar ve sıkıntı verecek ölçüde beliren, bir takım düşünce, dürtü ya da imgelerle meşgul olması
 
• Akla istemsiz, sıklıkla gelen, kaygı veren ve rahatsız edici düşüncelerden kurtulmak için rahatlatıcı ancak tekrarlı ve günlük yaşamı engelleyici davranışlarda bulunmak.
 
• Kişide travma yaratan bir olayın sonrasında yoğun duygusal sıkıntıyla birlikte sık sık geriye dönüşler – anılar, kabuslar – ile travma yaratan olayın hatırlanması ve aşırı tetikte olma ve aşırı ürkme hali.
 
• Belirli kimyasal, psikoaktif ya da uyuşturucu maddelerin iş, aile ve toplumsal yaşamı tehlikeye sokacak ya da sağlığı tehdit edecek şekilde yoğun ve sık tüketimi / kullanımı
 
• Ayrılık sonrası kayıp ve yas.
 
• Yıpratıcı ve çatışmalı ilişkiler içinde öfke kontrol sorunları. 
 
Bunlar tanımlı bozukluk ve rahatsızlıkların tanısına gösterge olabilecek belirtiler bütününün sadece bir kısmıdır. Biri, bu belirtilere şöyle bir göz attığında bunların en az birinin ya da daha fazlasının kendisinde de bulunduğu düşüncesiyle endişelenebilir. Ancak burada tanı kriteri nitel değil niceldir. Yani bu gibi ve başka türlü belirtiler normal bireysel, toplumsal ve ailevi yaşantıyı olumsuz şekilde etkileyecek ölçüde yoğun, şiddetli ve sık mı? Bu soruya yanıt ararız. Psikolojik değerlendirme ve teşhis bu noktada önem kazanır ve yönlendirici olur.
 
Bireysel psikoterapi sürecinde gizlilik ilkesi temel alınır, yüz yüze bireysel görüşme seansları düzenlenir. Seansların sıklığı, yapısı danışanla yapılan ilk görüşmeden sonra belirlenmekle birlikte genellikle 50 dakikalık, haftada bir seanslık görüşmeler planlanır.
 
Karşılaşılan rahatsızlıklardan bazıları: Kaygı Bozuklukları, Korkular, Özgül Fobi, Panik Ataklar ve Panik  Bozukluk, Agorafobi, Sosyal Fobi, Yaygın Anksiyete / Kaygı Bozukluğu, Takıntılar, Obsesif Kompulsif Bozukluk, Hipokondria, Somatizasyon Bozukluğu, Depresyon, İki Uçlu / Manik Depresif Duygu Durum Bozukluğu, Hipomani, Kış Depresyonu, Distimik Bozukluk.
 
Kaynak: Beck, A. T., Bilişsel Terapi ve Duygusal Bozukluklar, Ankara, Litera Yayıncılık, 2005.