Kıskançlıkta Cinsiyetler Arası Farklılıklar

      Kadınların ve erkeklerin kıskançlık biçimleri ve kıskançlığa verdikleri tepkiler oldukça farklıdır. Sosyal psikoloji kuramlarının da desteklediği gibi kadınlar çocukların bakımında en iyi kaynak sağlayacak erkeği seçme eğilimindeyken, erkekler sadık ve doğurgan kadınları seçme eğilimindedir. Dolayısıyla bir çok araştırmanın da ortaya koyduğu gibi kadınlar duygusal sadakatsizlikte daha çok kıskanırken, erkekler cinsel sadakatsizliği daha çok kıskanmaktadır ( Pietrzak,Laird,Stevens & Thompson,2002; Sagarin,Becker ,Guadagno ,Nicastle, Millevoi, 2003, Schützwohl,2005; Wiederman,Rice,Allgeier,2002).

 

      Schützwohl & Koch (2004) çalışmasında katılımcılara içinde 5 duygusal, 5 cinsel sadakatsizlikle ilgili  ipuçlarının bulunduğu öykü dinletilmiş ve bunu kendi ilişkilerine refere etmeleri istenmiş sonuçta erkekler seksüel aldatmayla ilgili ipuçlarına, kadınlar ise duygusal aldatmayla ilgili ipuçlarına kıskançlık göstermişler.

 

       Başka bir çalışmada katılımcılara romantik ilişki içinde oldukları kişiyi imgelemeleri istenmiş  ve bu kişinin başka birisiyle ilgilenmeye başladığı belirtilerek birinde tutkulu bir cinsellik yaşanan diğerinde, derin duygusal bir bağlanma yaşanan öykülerden hangisini daha rahatsız edici buldukları sorulmuş sonuçta erkeklerin %60’ı cinsel sadakatsizlikten rahatsızlık duyduğunu söylerken kadınların yalnızca %17’si bundan rahatsız olmuştur (Buss, Larsen,Westen,Semmelroth,1992). Bu teorinin yaş, sosyoekonomik statü ve cinsiyet açısından test edildiği başka çalışmada kıskançlıkta yaş ve sosyoekonomik düzey açısından fazla bir fark bulunmazken, her iki cins de seksüel sadakatsizliğe daha fazla suçlama ve öfke göstermiş, duygusal sadakatsizliğe ise daha fazla incinme, üzülme reaksiyonu vermişlerdir (Gren,Sabini,2005)

 

      Schützol’un(2005) bir diğer çalışmasında seksüel ve duygusal sadakatsizlikle ilgili ipuçlarına olan duyarlılık araştırılmış, bu ipuçlarının sayısını bulma açısından cinsiyetler arası fark bulunmazken, kadınların duygusal aldatmayla ilgili ipuçlarını daha hızlı buldukları , erkeklerin ise seksüel aldatmayla ilgili ipuçlarını daha hızlı buldukları bulunmuş.

 

      Shackelford’un (2000) çalışmasına göre kocanın öz güveni, kadının seksüel sadakatsizliği ve kadının kocasının kıskançlığından şikayetiyle negatif korelasyon gösterirken, kadının öz güveni kocasının onun fiziksel çekiciliğini azaltması ile negatif korelasyon gösteriyor.

 

      Kadınların ve erkeklerin seksüel ve duygusal sadakatsizliği hayal etmeleri  sırasında beyin aktivasyonlarının incelendiği bir çalışmada formlarda duygusal ve seksüel kıskançlıkta kadın ve erkek arası fark görülmezken, kıskançlık durumunda erkeklerin beyinlerinde seksüellik ve agresyonle ilgili olan amigdala ve hipotalamusta daha fazla aktivasyon olurken, kadınlarda temporal bölgede daha fazla aktivasyon olmuş. Bu da kadın ve erkeğin kıskançlığa farklı nöropsikososyal tepkiler verdiğini göstermektedir (Takahashi, Matsuura, Yahata, Koeda, Suhara, Okuba, 2006).

 

      Birbirinden oldukça farklı kültürel yapıya sahip olan Çin ve U.S.A. ‘de yapılan bir çalışmada her iki kültürde de erkekler seksüel aldatmaya, kadınlar duygusal aldatmaya daha fazla kıskançlık göstermiş, fakat U.S.A. ‘da seksüel aldatmada daha fazla kıskançlık ortaya çıkmış(Geary,Rumsey,Thomas,Hoard,2003). U.S.A.’da yapılan bir diğer çalışmada erkek kıskançlığının daha fazla suçla ve agresyonla ilgili olduğu bulunmuş(Daly,Wilson,2002).

 

      Kadın ve erkeğin vücut özelliklerine verdikleri önem açısından kıskançlığı araştıran çalışmada kolej öğrencilerinden kadınların olası rakiplerinde düşük bel- kalça oranı daha fazla kıskançlık uyandırırken, erkeklerde olası rakiplerindeki yüksek omuz- kalça oranı daha fazla kıskançlık uyandırdığı bulunmuştur (Dijkstra,Buunk,2001). Yetişkinlerle yapılan başka bir çalışmada aynı sonuçları vermiş ek olarak kadınların olası rakiplerindeki saça  daha fazla kıskançlık duyduğu bulunmuştur(Buunk,Dijkstra,2005).